18 Mayıs 2017 Perşembe

Motosiklette Frenleme Tekniğini Geliştirmek

Frenleme, motosiklette öğrenmeniz gereken en önemli şeylerden biridir. Motosikleti yeni yeni öğrenenler, vites değiştirme ve kontra dönüş tekniği gibi teknikleri öğrenme konusunda takılıp kalsalar da kazaları önlemenin en etkili yolu doğru frenlemeden geçer. İşte bu yüzden motosikletinizin ön ve arka frenlerini nasıl kullanacağınızı iyi bilmelisiniz.



HANGİ FRENİ KULLANMALIYIM?

Denge, motosikletin dinamikleri için hayati bir unsurdur, bu yüzden bir çok motosikletin ayrı bir ön ve arka freni bulunur. Sürücü bu sayede ön ve arka fren arasındaki dengeyi o anki duruma göre kendisi belirleyebilecektir.

Çoğu uzmana göre, frenleme esnasında kabaca yüzde 70 frenleme kuvvetinin sağ elle kontrolü sağlanan ön frene verilmesi gerekir, bu durumda yüzde 30 da sağ ayakla kontrol edilen arka frene kalıyor. Ön frenler daha fazla güç gereksinimine ihtiyaç duyar çünkü yavaşlamada motorun ağırlık merkezi arka tekerden öne doğru kayar, sürücü tarafından ön tekeri kontrol etmek zorlaşır. Bu durumda arka tekerin yol tutuşu da azaldığı için arka tekerin fren ve kontrol kaybı neticesinde kitlenme ve kayma ihtimali vardır. Fakat ön teker yere daha çok baskı uyguladığı için önlerde böyle bir durum pek gözlenmez.



MOTORUN DURUMUNA GÖRE FRENLEME

70 e 30 frenleme oranı, sürdüğünüz motosikletin tipine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Cruiser ve Chopper tipi motorlarda daha fazla arka fren kullanılabilir. Bu tip motorlarda selenin geride olmasından ötürü arka tarafa daha fazla ağırlık verilerek denge bu şekilde sağlanmıştır. Buna karşın sport motosikletler, çatalları daha dikey olduğundan ve dingil açıklığı daha kısa olduğundan dolayı daha yüksek ön fren yükünü tolere edebilirler.

Gevşek zeminde kullanıldıklarından dolayı Cross motorlarda ön fren kullanımı pek sık görülmez. Deneyimli sürücülerin elinde motard ya da superbike tipi motorlar pist yarışlarında arka tekeri kaydırarak yavaşlar ve hatta bu şekilde viraj alırlar.



FRENE NE KADAR SERT BASMALI

Motosiklette frene hangi sertlikte basmanız gerektiğini deneyim kazandıkça öğrenebilirsiniz. Motosikletinizi kontrol altında tutmanın anahtarı, motosikletinizin frenleme performansını öğrenmektir. Dolayısıyla güvenli bir bölgede bu limitleri test etmek size pek çok şey kazandıracaktır.

Kapalı bir park alanında tekrar tekrar duruşlar yaparak test sürüşü yapın. Frenlemede lastiklerin kaymaya başlayacağı nokta hakkında yavaş yavaş bir fikriniz oluşmaya başlayacaktır. Sadece ön frenleri kullanarak durmayı deneyin, sadece arkaları kullanarak durmayı deneyin, sonra da her iki freni birlikte kullanarak durmaya çalışın. Bu şekilde, acil bir durumda frenleri hangi sertlikte kullanmanız gerektiğini de kavramış olacaksınız.



Motosikletinizin frenlerine bir kere aşina olduğunuzda ağırlık transferini daha net hissetmeye başlayacaksınız. 
Önleri çok sert sıkmak arka tekerleri yerden keseceği gibi arkaları çok sert sıkmak da motorunuzun kontrolsüz şekilde kaymasına sebebiyet verebilir. Yüksek hızlarda sert frenleme yapılmaması gerektiğini de unutmamalısınız. Bu limitleri mutlaka öğrenin ve beklenmeyen durumlara karşı daha hazırlıklı olun.

YATIŞ AÇISI MESELESİ

Lastikler dik durumdayken yere çok sağlam basarlar. Bunu, motorunuzu yatırmaya başlarken aklınızdan çıkarmamalısınız.

Diyelim ki lastiğin yol tutuşu %100 olsun. Bu yol tutuşu yere 90 derece açıyla durduğunda maksimum seviyede olacaktır. Bu açı azalmaya başladığında yol tutuşu da düşmeye başlayacaktır. Ön freni dik konumdayken sıktığınızda motoru durdurabildiğiniz fren gücünü, aynı oranda teker yatıkken kullanırsanız kontrolsüz biçimde ön teker kitlenebilir. Yol tutuşundaki bu kayıp aniden gidonu kırmanızla birlikte düşmenize sebep olabilir.



Bir miktar frenleme kuvveti motosiklet dönerken de uygulanabilir ancak lastikleri yol tutuş limitlerinin dışına çıkarmayacak derecede uygulanmalıdır. Dönüşlerde frene dokunma noktasında çok çok dikkatli olmalısınız ve eğer mümkünse dönüşe başlangıç noktasına geldiğinizde frenleme işini bitirmiş olmalısınız.

YOLUN DURUMU VE FRENLEME

Farklı yol koşulları, farklı frenleme tekniklerini gerektirir. Eğer yol bozuksa ön frene sağlam yoldaki kadar asılamazsınız. Önleri kitlemek, kontrolün kolayca kaybedilmesine neden olur. Arkaların kitlenmesi ise önler kadar tehlikeli değildir. Her iki tekerin birden kayma olasılığı ise lastiklerinizin yol tutuşuna direkt olarak bağlıdır.

Yolda gördüğünüz yağ damlacıklarıyla aranızda mutlaka mesafe bırakın, bu yüksek kayma riskli alanlar kavşaklar, durma noktaları ve otoparklardır.



Parlak zeminlerden şüphelendiğinizde arka freni kullanın, bu sayede ön lastiklerin kaymaya başladığını hissettiğiniz anda size plan yapma imkanı tanıyacaktır. Hızlı reflekslere ihtiyacınız var dolayısıyla koruma tedbirinizi alın ve unutmayın, arka fren kilitlendiğinde toparlamak öne nazaran daha kolaydır.

Bu kurallar arazide motor kullanırken bambaşka bir hal alırlar. Arazi motorlarında neredeyse hiç ön fren kullanılmaması buna bir örnektir. Araziye çıkma planınız varsa ön fren kolundan uzak durmaya elinizi alıştırın. Aksi taktirde sık sık toprağın tadına ihtiyacınızdan daha fazla bakacağınızı unutmayın.

BAĞLANTILI FRENLER

Bir çok scooter, touring motosiket, cruiser ve sport motorlar bağlantılı fren sistemi ile donatılmıştır. Bu şu anlama gelir: Tek bir kontrol noktasından her iki freni de kontrol…

Bazı sistemler çift yönlü çalışırken bazı sistemler sadece arka freni öne bağlarlar. Sürücülerin çoğunluğu manuel frenle sağladıkları durma mesafelerini bağlantılı frenlerin ulaştığı durma mesafelerine düşürememelerine rağmen, bu sistemler performans heveslileri için her zaman popülerliğini koruyamamaktadır.



ABS Lİ MOTOSİKLETLER

Motosikletteki ABS (anti-lock braking system) lastikteki kaymayı tespit ederek freni bırakmakta ve lastiği tekrar döndürerek kilitlenme durumunu düzeltmeye çalışmaktadır. Bu sistem kilitlenme tehlikesi olmadan sürücü tarafından frenlere güçlü bir şekilde yüklenme imkanı tanımaktadır fakat ABS, motosiklet açılı bir biçimde yatık konumdayken çalışmayacaktır.

ABS’li bir motorun ıslak veya kötü zeminde durma mesafesiyle karşılaştırmak zor olsa da tüm sürücüler bilgisayarlı fren sistemleri kullanma konusunda hevesli değillerdir.



Kaskınız başınızda, rüzgarınız arkanızda olsun… motokeyif 18.05.2017

En Hızlı Motosiklet Hangisidir?

Prestijli bir motosikletle hız yapmak, yarış motor tutkunlarının en çok hayal ettikleri şeylerden biridir. Dünyanın en hızlı motosikletleri ile bir yerden bir yere gitmek, bazı insanlar için oldukça gurur vericidir.

“En hızlı motosiklet hangisidir” sorusu aynı zamanda “en pahalı motosiklet hangisidir?” sorusuyla aynı anlama gelebilir. Belki de bunlardan birini satın alıp adrenalin düzeyinizi üst seviyeye yükseltmek isteyebilirsiniz. Haydi! bu motosikletlere bir bakalım ve ne kadar hızlı gidebildiklerini hep birlikte görelim.

10 Numara : Ducati 1098 S: (Maksimum hızı saatte 271 KM)

Bu hızlı makine İtalyan Ducati’nin yenilikçi üretimine konu olmuştur.

  • ·         L-Twin Tipli 4 Valf Çift Silindirli Motor
  • ·         Ducati ile Özdeşleşmiş Desmodromik Valf Sistemi
  • ·         Sıvı Soğutma
  • ·         Maksimum hız 271 kilometreye ulaşıyor
  • ·         9750 rpm devirde 160 beygir yaklaşık 119,3 kw güç üretiyor
  • ·         Zincir aktarımlı 6 vitesli





9 Numara : BMW K 1200 S: (Maksimum hızı saatte 278 KM)

Bir önceki rakibine göre 7 KM daha fazla maksimum hıza sahip olan bu havalı makine BMW tarafından üretildi. Özellikleri ise:

  • ·         4 Silindir 16 Valf Motor
  • ·         Üstten çift eksantrik milli DOHC motor
  • ·         Yatay düzlem sıvı soğutmalı sistem
  • ·         Maksimum hız 278 KM’ye ulaşıyor
  • ·         10250 rpm devirde 164,94 beygir gücü 120,4 kw güç üretiyor
  • ·         Manuel 6 vites





8 Numara : Aprilia RSV 1000 R Mille : (Maksimum Hızı Saatte 278 KM)

Kendinden bir önceki rakibi ile aynı hıza ulaşan bu hızlı makine Aprilia fabrikasından çıkıyor. Özelliklerine bir bakalım:

  • ·         998 cc 60 derece V-Twin tipi motor.
  • ·         Maksimum hızı saatte 278 KM’ye ulaşıyor
  • ·         105,24 KW 143,09 beygir gücünü 1000 rpm devirde üretebiliyor
  • ·         Zincir aktarmalı sistem
  • ·         6 vitesli havalı bir Aprilia




7 Numara : Kawasaki Ninja ZX-11/ZZ-R1100: (Maksimum Hızı Saatte 283 KM)

Kendine has bir stili olan Ninjayı Japon Kawasaki firması üretti.
·         1052 cc motor
·         4 zamanlı 4 silindirli
·         DOHC teknolojisi
·         Sıvı Soğutma
·         Hızlandığınızda 283 kilometre hıza ulaşıyor
·         108 kw gücü 10,500 rpm devirde üretiyor.
·         Diğer süper hızlı motorlarımız gibi bu da 6 vitesli 



 6 Numara : MV Agusta F4 1000 R: (Maksimum Hızı Saatte 299 KM)

İtalyan Agusta üretimi motosiklet, 4 silindirli motora sahip, diğer özellikleri ise:
·         16 Dairesel Valf
·         DOHC performanslı motor
·         Sıvı Soğutma
·         299 KM hıza ulaşabiliyor
·         128 KW, 174 beygir gücü üretebiliyor
·         Islak kavramalı çoklu disk sistemi güç iletimi
·         6 Vites kaset tipi şanzıman



 5 Numara : Yamaha YZF R1: (Maksimum Hızı Saatte 297 KM)
Bu motosikletimiz de Japon Yamaha’nın üretmiş olduğu, oldukça şık görünümlü bir canavar.

  • ·         Sıvı Soğutmalı 4 Zamanlı DOHC Motor
  • ·         Öne eğimli paralel 4 silindir
  • ·         998 CC silindir hacmi
  • ·         Enjeksiyonlu 20 Valf
  • ·         297 kilometreye ulaşabiliyor
  • ·         128,2 beygir gücü 95,6 KW gücü 10000 rpm de üretiyor
  • ·         Sıralı 6 vitesli şanzımana sahip




4 Numara: Honda CBR 1100 XX Blackbird : (Maksimum Hızı Saatte 310 KM)
Japon lider motosiklet firması Honda tarafından piyasaya sürüldü.
·         1137 CC silindir hacmi
·         Sıvı soğutmalı sistem
·         4 Silindirli Motor
·         Maksimum hızda 310 kilometreye ulaşabiliyor.
·         114 KW yaklaşık 153 Beygir Gücünü 10.000 RPM’de üretiyor
·         Close-Ratio 6 vites şanzıman



3 Numara: MTT Turbine Superbike Y2K : (Maksimum Hızı Saatte 365 KM)

İnanması güç ama bu motosiklette Rolls- Royce Model 250 C20 serisi bir helikopter motoru var. 365 kilometreye de bu motor sayesinde ulaşıyor.
  • ·         Maksimum hız 365 KM/saat
  • ·         Türbin motora sahip ve inanılmaz bir sesi var
  • ·         320 Beygir Gücü Yaklaşık Olarak 239 KW gücü 52.000 rpm’de üretiyor.
  • ·         Yalnızca 2 vitesli otomatik şanzımana sahip ilginç bir makine.
  


2 Numara: Suzuki Hayabusa : (Maksimum Hızı Saatte 397 KM)

Hızlı ve yakışıklı bir motor denince ilk akla gelen model Suzuki’nin Hayabusa’sıdır. Japon menşeili bu motosiklet 1340 CC silindir hacmine sahip.
·         4 silindir
·         Sıvı soğutma
·         DOHC tip
·         16 Valf Motor
·         Maksimum hızda 392 kilometreye ulaşabiliyor.
·         197 Beygir gücü yaklaşık 147 KW enerjiye 6750 rpm’de ulaşıyor.
·         Sabit Kavramalı 6 Vites Şanzıman, Gücü lastiklere aktarıyor.



1 Numara: Dodge Tomahawk : (Maksimum Hızı Saatte 560 KM)

10 silindire sahip sınırlı üretim bir motosiklet olan Dodge Tomahawk, ismini bir füzeden almış. Her ne kadar 3.700 kilometre hızındaki Tomahawk Füzesinin hızına ulaşamıyor olsa da, saatte 560 kilometre bir motosiklet için oldukça yüksek bir hız.
·         90 derece v-type motor
·         560 kilometre maksimum hıza çıkabiliyor.
·         500 beygir gücü 370 KW’a 5600 RPM’de ulaşıyor.
·         Bu da bir önceki rakibi gibi 2 vitesli fakat manuel şanzımana sahip bir motosiklet



Altınızda saatte 560 kilometre maksimum hızı ile dünyanın en hızlı motosikletini kullandığınızı hayal edin.

Nasıl hissederdiniz?

Kaskınız başınızda, rüzgarınız arkanızda olsun.  motokeyif 18/05/2017


Motosiklette Yakıt Tasarrufu Yapmak

YAKIT TASARRUFU YAPALIM, POMPACININ MORALİNİ BOZALIM
Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki maksimum düzeyde yakıt tasarrufunun en pratik yolu motorlu araç kullanmamaktır. Her yere yürüyerek giderseniz tasarrufun dibine vurursunuz.


Motorlu araçlarda yakıt tasarrufu için çeşitli yöntemlerle karşılaşmak mümkündür. LPG yakıtlı ya da dizel araç kullanımı, gaz ayarı ve bir takım donanımlar bunlardan bir kaçıdır. Araba kullanıyorsanız, aracın motoruna arabanın ağırlığını da taşıttırdığınız için haliyle motosikletten daha çok yakar. Kısa mesafelerde motosiklet kullanımı işte bu yüzden daha ekonomiktir. Ne kadar iş, o kadar enerji sarfiyatı…
Peki yürümek istemediğimizden eminiz, araba da çok yakıyor, havalar da güzel, motosiklete binmeye karar verdik. Peki motosiklete de az yaktırmanın yolları var mı? Elbette var…
Örneğin elektrikli motosikletler az yük taşımasına rağmen kısa mesafede oldukça hesaplıdır. Üstelik bir kişiyi hatta biraz büyükçe olanları arkasında da bir yolcuyu rahatlıkla taşırlar. Yalnız elektrikli motor nasıl olsa hızlı gitmiyor diye kask takmamayı sakın aklınızdan dahi geçirmeyin. 40 kilometrenin üstündeki hızlar tehlikelidir bu motorların da çoğu 60-70 kilometreyi geçen motorlardır. Hayatınızı riske atmayın.
Benim gibi elektrikli motorları pek sevmeyenler, normalde sakin ama gaza basınca altında gürleyen bir canavarı hissetmeden motosiklet keyfini alamayanlar olabilir.



Benzinli motorlarda yakıt sarfiyatını etkileyen konulara bir göz atalım.

Lastikler ve Lastik Basıncı

Özellikle iki tekerli bir araç kullanıyorsanız lastikler ihmale gelmez. Hem güvenlik açısından hem de yakıt sarfiyatı açısından lastiklerinizi motosikletin kullanma klavuzundaki uygun basınç değerlerinde tutmanız ve özellikle mevsim geçişlerinde bu değerleri kontrol etmeniz gerekiyor. Sürtünme katsayısı lastik basıncı ile ters orantılıdır. Lastik basıncı düştüğünde sürtünmenin artmasıyla yakıt sarfiyatı yükselir.



Hava Filtresi ve Radyatör Temizliği

Motorlu araçlar hava-yakıt karışımı ile çalışır. Hava giren kısım yani hava filtresi tıkalıysa içerde oluşan vakum, yakıta yüklenir ve yakıtı gerektiğinden fazla çekerek zengin karışımla çalıştırır. Aslında burada bir verimsizlik gerçekleşmiş oluyor. Motorun yakabileceği benzin belli olduğundan yakılmayan kısım egzozdan atılır. Siz de basit bir filtre temizliği ya da filtre değişimini yapmadığınız için belki de birkaç filtre parasını benzin parası olarak ödemiş olursunuz.

Radyatör motor bloğunu soğutan parçanın adıdır. Motosikletinizin radyatör aralıklarının tıkalı olmadığından emin olmalısınız. Tıkalı bir radyatör motorun çalışma sıcaklığını yükseltir, motor uygun yanma sıcaklığının daha üstünde çalışır ve bu da motosiklet yakıt tüketimi nde dengesizliklere yol açar. Radyatör sıvısını da özellikle uzun yola çıkmadan önce mutlaka kontrol etmeliyiz.




Yağ Değişimi

Motosikletinizin yağı motosikletin demir parçalarının birbirlerine sürterek aşınmasını önlemesi açısından önemlidir. Doğru ve kaliteli yağ kullanımı ve zamanında yağ değişimine özen göstererek yakıt sarfiyatını azaltmak mümkündür.



Kullanma Tarzı


Motosikletinizi eğer sürekli yüksek devirde, “agressive kullanım” şeklinde kullanırsanız yakıt tüketiminin yükselme durumu kaçınılmazdır.

Bazen yollarda görürsünüz, genellikle yarış motoru kullanıcıları bunu yaparlar. Motoru boştayken bağırtmayı severler. İşte bu bağırtma esnasında pistonlar motosiklet hızlanıyormuş gibi yine buna yakın bir gücü üretmekte fakat bu güç, lastiklere iletilmediği için tabiri caizse birazcık “israf” olmuş oluyor. İnsanları rahatsız etmek de cabası. Tavsiye etmiyoruz. Arada bir açık alanda yapın ama fazla yapmayın, alışkanlık haline getirmeyin.

Bunun yerine o güzel motosikletinizin duruşu, kaskınız, kıyafetiniz, sürücünün duruşu, karizması, daha da öte sürücünün yardımseverliği, ahlakı ve efendiliği kendiliğinden ön plana çıktığı zaman bunun havası motosikletçiye yeter de artar bile. Daha ne olsun.

Kullanma tarzınız fotograftaki polis amcalar gibiyse, yakıt sarfiyatınız otomatikman beş altı katına çıkar. Bizden söylemesi... Özellikle motosiklet yakıt deposu üzerinde yatanın tedaviye ihtiyacı var gibi görünüyor.




Yolun Durumu

Lastik basıncından sonra bu konuya da bir göz atmak önemlidir. Çok engebeli veya sürtünmenin fazla olacağı tipte gevşek zemin üzerinde seyretmek yakıt sarfiyatını artırır.



Benzinin Kalitesi

Süte su katanı duymuştuk ama yakıta su katanlar da varmış. Motosikletinize yakıt alırken mümkünse kalitesini ıspatlamış istasyonları tercih edin. Özellikle şehirlerarası yolculuklarda çok gerekmedikçe ücra yerlerdeki istasyonları tercih etmeyin. Kaçak yakıt kalitesizdir ve motorunuzun ömrünü kısaltır. Hem daha çok yakıtla daha az yol gidersiniz hem de arızalara sebebiyet vererek sizi yolda bırakma ihtimali oldukça yüksek.

Trafik Durumu

Bir çok motosiklet kullanıcısının motosiklet kullanma sebeplerinin başında trafik gelir. Özellikle İstanbul gibi zaman zaman kilitlenme noktasına gelen trafiğin olduğu kentlerde motosiklet çoğu zaman kurtarıcı olmaktadır.

Trafikte sürekli dur-kalk yapmak yakıtı artıracaktır. “Ne farkedecek ki? Yine aynı yolu gidiyoruz” diye düşünebilirsiniz. Bunun sebebi şu: Duran bir aracı yerinden kaldırmak için harcanan yakıt, yolda giden bir aracın hareketini devam ettirmek için harcanan yakıttan çok daha fazladır.

Yaşadığımız şehrin yollarını iyi bilmek trafikten kurtulmak için ön şarttır. Mümkün olduğu kadar düz ve dolambaçlı olmayan yolları tercih etmeliyiz. Bu yakıt sarfiyatını büyük ölçüde azaltır. Yakıt sarfiyatı söylenirken şehir içi şu kadar uzun yolda şu kadar denmesinin sebebi budur. Uzun yolda demek aslında “dur kalk yapmadan” demektir.

Kişisel Alışkanlıklar

Motosikletinizi çok çok kısa mesafelerde kullanmamaya çalışın. Fırına markete giderken yürüyün mesela. Kısa mesafede kullanıp bırakmak motosikletinizin parçalarının ısınmaya başlaması ve özellikle egzosun ve bir takım motor parçalarının nem tutması anlamına gelir. Motoru kullanmaya devam etmeyeceğimiz için parçalar daha da ısınmayacağından, motorumuzun bu nemi bünyesinden uzaklaştırması mümkün değildir. Oluşan ve motor parçaları arasında hapsolan bu nem, uzun vadede parçalara zarar verir ve bu durum yakıt sarfiyatını da olumsuz etkiler.

Fotografta yeni çalışan bir araçta, özellikle soğuk havalarda oluşan buhar görülüyor.



Motorunuzu da tıpkı bir canlı gibi düşünmek, yağını, suyunu, bakımını eksik etmemek, aşırı yüklenmemek, ilgisiz de bırakmamak hem motorun ömrünü uzatır hem de yakıt sarfiyatını azaltır.

Ölçülü olmak, motosiklet kullanırken hatta daha da geniş bir ifade ile hayatımızın her alanında işimizi kolaylaştırır.

Kaskınız başınızda, rüzgarınız arkanızda olsun… motokeyif 18/05/2017